• Türkiye’nin geleceği, gençlerimiz için
  • Sağlıklı bir toplum için
  • Bilim, kültür ve sanatın hizmetinde
  • Eğitimde fırsat eşitliği için
  • Toplumsal dayanışmaya destek

AJANDA

Biraz Daha Zamana İhtiyacım Var

Arter
8 Mart 2026’ya kadar

Hah!

Arter
1 Şubat 2026’ya kadar

Hera Büyüktaşcıyan: Hayalet Kuartet

Arter
9 Ağustos 2026’ya kadar

Nilbar Güreş: Kadife Bakış

Arter
12 Nisan 2026’ya kadar

Basınç Altında Suyun Üstünde

Arter
11 Ocak 2026’ya kadar

Hikâye İstanbul’da Geçiyor

Meşher
18 Ocak 2026'ya kadar

Josephine Powell Koleksiyonu

Vehbi Koç Evi
Çarşamba günleri hariç 10.00-17.00 arasında-sürekli sergi
Haberler

Geleceğe Yön Veren Eğitim Mirası: Vehbi Koç Vakfı Bağış Okulları

Vehbi Koç Vakfı, toplumsal kalkınmanın kalıcı yolu olarak gördüğü eğitim için 1998 yılında güçlü bir adım attı. Bağış Okul Projesi, o dönemde 13 Okul Projesi adıyla, Cumhuriyet’in 75. yılına anlamlı bir armağan olarak başlatıldı. Amacı, 8 yıllık kesintisiz eğitimi desteklemek ve Türkiye’nin dört bir yanında modern ilköğretim okulları inşa etmekti. Her okul, tamamlandıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Ancak bu, hikayenin sonu değil, başlangıcıydı. Çünkü Vehbi Koç Vakfı, sadece okul yapmakla kalmadı, bu okulların geleceğini de sahiplendi. 13 okulla başlayan yolculuk, zaman içinde büyüdü ve binlerce öğrencinin hayatına dokundu. Bağış Okullarının sayısı 2026 yılı itibarıyla 24’e ulaşacak ve her biri, Türkiye’nin farklı köşelerinde, geleceğin mimarı olan gençleri yetiştirmeye devam edecek.

Sadece ‘inşa edilen’ değil, aynı zamanda ‘yaşayan’ varlıklar: Yap, Devret, Sahip Çık

“Bir eserin meydana getirilmesi kadar yaşatılmasının da önemli” olduğu felsefesiyle hareket eden Vehbi Koç Vakfı için bu okullar, yalnızca “inşa edilen” değil, aynı zamanda “yaşayan” varlıklardır. Bu nedenle Vehbi Koç Vakfı Bağış Okullarının kapılarının açıldığı gün yeni bir yolculuk başlıyor. Bir yandan okulların fiziksel ihtiyaçları takip edilirken diğer yandan eğitimin niteliğini artırmak üzere akademik ve sosyo-duygusal alanlarda çalışmalar yürütülüyor. 

Dönüşen öğrenme ortamları: Koç Model Okulu

Vehbi Koç Vakfı, Türkiye’de temel eğitim ve ortaöğretim okul binası eksikliklerinin giderilmesiyle yetinmeyip okul ortamının fiziksel ve sosyal sorunlarına tasarım yoluyla çözüm geliştirilmesi için eğitime yeni bir bakış açısı da sunuyor. Koç Model Okulu projesi kapsamında “The Third Teacher” (Üçüncü Öğretmen) kitabından ilham alarak tasarlanıp 2019’da açılan Beykoz Koç Ortaokulu, Vehbi Koç Vakfı Bağış Okulları arasında yer alıyor. “Üçüncü Öğretmen” kitabında öğrencilerin üçüncü öğretmeni olarak tanımlanan öğrenme ortamının, eğitimin gelişmesi için sunduğu fırsatlara odaklanılıyor. Okul binasının tamamını içeren fiziksel ortam ve öğrencinin ilişki kurabileceği kişileri kapsayan sosyal ortam, öğrenim ortamının ayrılmaz bileşenleri olarak nitelendiriliyor. Öğrenen bireylerin kendilerini güvenli bir ortamda ve üretken hissetmeleri amacıyla tasarlanan bu gibi öğrenme ortamlarında yetişen öğrenciler, nitelikli bir eğitim-öğretim sürecinden geçiyor ve hem hayata hem de geleceğe daha iyi hazırlanıyorlar.

Gençlerin hayallerine uzanan bir yolculuk

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 24 bağış okuluyla toplumsal kalkınmaya sürdürülebilir katkı sunan Vehbi Koç Vakfı için burs desteği, sadece maddi yardım değil; gençlerin hayallerine uzanan bir yolculuktur. Kurulduğu günden bu yana verdiği burslarla yetenekli ancak imkanları sınırlı öğrencilerin hayatlarına dokunan vakıf, 2000 yılından bu yana da ortaokuldan mezun olan ilk üç öğrenciye lise eğitimlerini sürdürebilmeleri için burs sağlıyor. Her destek, bir öğrencinin potansiyelini gerçekleştirmesine imkan tanıyan bir adım olarak hayat buluyor.

İlham veren Koç Okulları Buluşmaları

Vehbi Koç Vakfı Bağış Okullarının yolculuğunun merkezinde eğitimin niteliğini sürekli yükseltmek yer alıyor. Bu amaçla hayata geçirilen çeşitli iş birlikleriyle okulların yöneticilerini ve öğretmenlerini destekleyecek seminer ve gelişim programları düzenleniyor. 2014 yılının sonunda Koç Okulu’yla gerçekleştirilen 17 Okul’la El Ele Yaz Semineri, bu vizyonun somut bir örneği oldu. Yöneticiler ve öğretmenler bir araya gelerek deneyimlerini paylaştılar, eğitim kalitesini yükseltecek yöntemleri keşfettiler. Bu sürecin ardından her yıl bir okulun yürüttüğü paylaşım esaslı projeyle yayımlanan “Gelişim için El Ele” dergisi, eğitimin sınırlarının ötesine nasıl taşındığını belgeledi.

Nisan 2025 itibarıyla düzenlenen Koç Okulları Buluşmaları ise bu yolculuğu bir adım ileriye taşıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yönetici ekipler, vakfın merkez ekibinin de katıldığı Koç Okulları Buluşmalarında bir araya gelerek yalnızca sınıflarda değil, hayatın her anında süren eğitim yolculuğunu birlikte keşfediyorlar. Her yıl bir okulda düzenlenmesi planlanan buluşmalar, eğitimin, sınırların ötesine uzanan bir deneyim olduğunu hatırlatıyor ve Vehbi Koç Vakfı’nın sürdürülebilir eğitim vizyonunu somut bir şekilde gözler önüne seriyor.

Ortak ihtiyaçlara birlikte çözüm üretme kültürü

Vehbi Koç Vakfı Bağış Okulları arasında kurulan bağ, buluşmalarla sınırlı kalmıyor; düzenli temaslarla ve paylaşılan deneyimlerle her geçen gün daha da güçleniyor. Koç Okulu Buluşmalarının yanı sıra, şehir içi ve şehir dışı etkinliklerle beslenen bu etkileşim alanı, okullar arasında fikir alışverişini canlı tutarken ortak ihtiyaçlara birlikte çözüm üretme kültürünü de pekiştiriyor.

Hem bugüne hem geleceğe temas

Psikolojik destekten eğitim süreçlerine, sahadaki uygulamalardan yönetsel ihtiyaçlara kadar pek çok başlık Vehbi Koç Vakfı merkez ekibiyle kurulan iletişim sayesinde yakından takip ediliyor. Vakfın eğitim yatırımları, kurumsal iletişim yaklaşımı ve hayırseverlik projeleriyle şekillenen bu yapı, okulların hem bugününe hem de geleceğine temas ediyor.

Vehbi Koç Vakfı’nın ve Koç Ailesi’nin eğitime sürekli desteği, bu yolculuğun en güçlü dayanağı. Eğitim materyallerinden fiziksel altyapıya, öğrenme ortamlarının niteliğinden Milli Eğitim Bakanlığı standartlarına uyuma kadar her detay, “dört dörtlük” bir eğitim deneyimi sunma hedefiyle ele alınıyor. Bu sayede Vehbi Koç Vakfı Bağış Okulları, yalnızca bugünü değil, yarını da birlikte inşa eden bir yapının parçası olmayı sürdürüyor.